“Yaptığım her şeyi, sigara içmek için mi yapıyordum?”

| Adem Hüyük
Avusturyalı Sigmund Freud [1856-1939], bildiğimiz üzere nörolog ve psikanalizin kurucusudur. Freud, insan zihninin bilinçdışı süreçlerini, çocukluk deneyimlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ve cinselliğin bireyin gelişimindeki rolünü vurgulayan teorileriyle modern psikolojinin en önemli figürlerinden biri olmuştur.
Freud’a göre, bir insanın sigara bağımlısı olmasında bebeklik dönemindeki alışkanlıkların büyük etkisi vardır. Freud, “Bir insanın bebeklik dönemindeki oral aşama [doğumdan 1-1,5 yaşına kadar süren dönem] deneyimleri, yetişkinlikte bazı alışkanlıklar geliştirmesine yol açabilir. Eğer bir kişi bu dönemde yeterince tatmin olmamışsa ya da tam tersine aşırı tatmin edilmişse, ilerleyen yıllarda oral yollarla doyum arayabilir. Sigara içmek de bu türden bir alışkanlık olarak yorumlanır” der.
Freud’un kendisi de ağır bir sigara tiryakisiydi ve puro içmeyi çok severdi. Hatta doktorları bırakmasını önerdiğinde, “Sigara içmek bazen sadece bir sigara içmektir” diyerek kendi teorilerine ironik bir gönderme yapmıştır. Ancak hayatının son dönemlerinde ağız kanserine yakalanmış ve bu hastalığın sigara tüketimiyle doğrudan bağlantılı olduğu görülmüştür.
Freud’un teorileri zaman zaman eleştirilse de psikoloji, edebiyat, sanat, felsefe ve kültürel çalışmalar gibi birçok alanda büyük etkiler bırakmıştır.
“Uçaktan ilk inen ben olmak istiyordum”
Her gün bir saat dışarı çıkmaya çalışıyorum. Çoğu zaman, sevdiğim arkadaşlarımın sürekli gittiği ve sahibinin de arkadaşım olduğu restoranda vakit geçiriyorum. Oradan da parfümcülük yapan bir diğer arkadaşımın dükkânına uğrayarak günü tamamlıyorum.
İnsan su gibidir; girdiği ortama uyum sağlar ve ona göre şekillenir. Ayrıca, kendisi gibi insanları iradesinin dışında bulur ve onlarla arkadaş olur. Bugün restoranda sağlık sorunları yaşayan bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Onun bedensel acılarını dinledikten sonra ben de kendi durumumu paylaştım.
Sohbet, onun 58 gün önce bıraktığı sigaraya geldiğinde yaptığı bir tespit beni çok etkiledi:
“Meğerse yaptığım her şeyi, sigara içmeye altyapı olarak oluşturuyormuşum.”
Bu cümleyi tekrar etmesini istedim ve ardından konuyu örneklerle açtı:
“Türkiye’ye uçakla seyahat ettiğimde, uçak piste inip kapılar açılır açılmaz, hızlı adımlarla ilerleyip ilk olarak pasaport kontrolünden geçmek ve valizimi ilk alan olarak kendimi dışarı atmak için büyük bir çaba harcıyordum. Şimdi fark ediyorum ki, bütün bu acelemin tek sebebi bir an önce sigara içmek istememmiş. Oysa, herkesin valizi aynı zamanda geliyordu.”
Ablası doktor olan arkadaşım, sigarayı azaltarak bırakmasını doktorunun önerdiğini belirtti ve ekledi:
“Yaptığım her şeyin sonucundaki hedef sigara içmek olduğundan, yemek yemek, kahve içmek, iş yaparken mola vermek, arkadaşlarla sohbet etmek ve birçok aktiviteyi gerçekleştirmemin sebebi, sonunda sigara içecek olmammış.”
Şu an kendisine sigara uzatılsa kesinlikle içeceğini söylüyordu. Ancak bu bağımlılığı tespih çekerek yendiğini ve doktor ablasının verdiği tavsiyelere uyduğunu anlattı. Bedenin nikotin isteğini, içinde nikotin barındıran patlıcan yemekleriyle bastırdığını dile getirdi.
“Ne kadar pis koktuğumu şimdi anlıyorum” diyordu, yıllarca sigara içmiş olan arkadaşım. Çevreye bakışının değiştiğini, belki de ileride çevresinin de değişeceğine inandığını belirtiyordu. Sabahları uyandığında nefes alışlarının değiştiğini ve ağızdan dışarı yayılan pis kokunun artık bitme seviyesine geldiğini söyledi. Kahve ve çay içmek için bir bahanesi kalmadığı için düzenli yemek yemeye başladığını ve bunun da sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını ekledi.
Hiçbir ilaç ya da terapi desteği almadığını belirten arkadaşım, sigarayı bırakmanın iradeyle ilgili olduğunu vurguladı. Ancak bunun çok kolay olmadığını da ekleyerek, başarıldığında ise adeta yeniden doğmuş gibi tertemiz bir hisse kapıldığını ifade etti.
Avusturyalı bilim insanı Sigmund Freud, sigara ve genel olarak ağızla ilgili alışkanlıkları oral fiksasyon kavramıyla açıklar. Peki, siz bu teoriyi kendiniz için düşündüğünüzde, sigara içme alışkanlığınızın arkasında başka psikolojik nedenler arıyor musunuz? | ©DerVirgül