Geçmişi Değil Anı Yaşamak!

Hayat öyle bir şey ki; geçmişin verdiği derin acılar, üzüntüler ve kederler bazen insanı anı yaşamaya, geleceği düşünmemeye iter. Ancak bu, büyük bir tehlikedir. Gelecek, geçmişin izleriyle şekillenir. Hayat zor ve belirsizdir; fakat neyin gelip neyin gideceği, geçmişte yaşananların izinde saklıdır.

Toplumu düzenlemek, sadece o anı yaşayarak gerçekleşecek bir şey değildir. Geçmişi unutup, sadece bugünün rahatını düşünerek geleceğe güvenle bakamayız. Bizler bu vatana ve devlete sahip çıkmakla yükümlüyüz. Çünkü sınırsız özgürlük diye bir şey yoktur. Birinin özgürlüğü, başkasının haklarına zarar verdiği anda sona erer. Bizler, geleceği şekillendirecek olan nesiliz. Adaletin yeşermediği hiçbir yer güvenli değildir.

Bu düşünceler içinde birdenbire Jandarma Komando Şehit Murat Akman’ın mektubu karşıma çıktı. Okuduğumda, vatan sevgisinin ne demek olduğunu, adaletin, insanlığın ve fedakarlığın anlamını bir kez daha derinden hissettim. İşte o mektuptan bazı satırlar:

“Bu yazı bir komando er mektubudur ve eğer siz bu mektubu okuyorsanız, ben ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı, bu mektubu onlara göndermek isterdim ama yok.

Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. Etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa, Trabzon… Türkiye’nin dört bir yanından birbirini tanımayan ama birbirlerinin canını korumaya yemin etmiş askerler var. Birazdan operasyona gideceğiz, tek dileğimiz kayıp vermeden geri dönmek.

İlerde ölürsem diye bir mektup yazmak çok zor. Hani insan aklına getirmek istemez ya ölümü… Ama şu an bu satırlar okunuyorsa, demek ki ben yırtıp atamadım.

Siz bu mektubu okurken, ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım. Bir mayına mı bastım, yoksa birkaç kurşun mu yedim? Bileniniz var mı ben nasıl öldüm?

Kışlada her televizyona bakışımda, birbirinizi öldürdüğünüzü, birbirinizin canını yaktığını gördüm. Müzik sesi yüksek diye komşusunu vuranlar, cebindeki on lirası için adam öldürenler… Bileniniz var mı ben, kimi korumak için öldüm?

Eti az pişti diye garsona çıkışan adam, sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim.

Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeği bölmek olduğunu öğrendik biz. Peki, size neyi bölmeyi öğrettiler?”

Bu sözleri okuduktan sonra bir kez daha anladım ki; adalet duygusu, özgürlük, vatan sevgisi ve insanlık, ancak birlikte yaşatılabilir. Hepimizin şapkasını önüne koyup düşünmesi gereken şeyler var. Bu vatan hepimizin ve onu ayakta tutacak olan bizleriz. Geçmişi unutmadan, ama sadece anı yaşayarak değil, geleceği şekillendirerek yürümeliyiz.

Yayınlama: 03.04.2025
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.