Avusturyalıları İslam’a Davet Ediyorlar

Viyana Stephansplatz’da, ”iman” tişörtleri giymiş, ikisi Avusturyalı olan grup, İslam’a davet faaliyeti yürütüyorlar.
Virgül, ”iman” grubunun kurucusuyla konuştur.

Avusturyalıları İslam’a Davet Ediyorlar

Avusturya’nın Başkenti Viyana’nın merkezi olarak bilinen, Stephansplatz’da bir grup genç, yoldan geçenleri İslam’a davet ediyorlar.

 

Kurdukları stantla, tanıtım broşürleri ve ikili görüşmeler yapıyorlar.

 

Stantta yaklaşmanızla beraber bir genç hemen yanınıza gelerek, hangi dili bildiğinizi soruyor.

İngilizce, Arapça, Türkçe ve Almanca dillerinde bazen bir saati aşan ikili konuşmalar yapılıyor.

 

‘’İman’’ yazılı tişörtlü gençlerden Türkçe bilenle konuşarak, ne yaptıklarını öğrenmeye çalıştık.

 

‘’İman’’, Sertaç Odabaş isimli, sosyoloji bitirmiş bir gencin girişimiyle oluşturulmuş beş kişilik, ‘’İslam’a davet’’ grubu.

 

Grubun içerisinde iki Müslüman olmuş Avusturyalı, bir Mısırlı, bir Pakistanlı ve Türk bulunmakta.

 

Sertaç Odabaş, virgül’ün sorularını yanıtladı.

 

-Sertaç bey tam olarak, ne yapıyorsunuz burada?

 

Biz gayri Müslümleri İslam’a davet ediyoruz. Avusturyalıların büyük bir çoğunluğu, Hıristiyan dininin Roma İmparatorluğu kültüründen aldığı gelenekleri, Allah’ın emriymiş gibi benimsemiş ve ‘’baba oğul’’ inancı etrafında toplanmıştır.

Oysa, böyle bir şey Hıristiyanlıkta yoktur.

Roma dönemi geleneğine göre, İmparator tanrının oğlu olarak kabul görürdü.

Bu gelenek, Peygamber İsa’nın da aynı şekilde anlaşılmasına zemin hazırlamıştır.

Dinlerden önceki, kültürel alışkanlıklar, dinlerin içerisinde kaybolmamış sadece şekil değiştirmiştir.

Biz Avusturyalılara, önce kendi dinlerindeki bu büyük yanılgının farkına varmalarını ve İsa Peygamberin, Allah’ın bir kulu olduğu ve onun elçisi olduğunu anlatıyoruz.

Daha sonrasında, hak din, Müslümanlığın bütün insanlığa sunulan bir din olduğunu, söyleyerek İslam’ın neden hak din olduğunu anlatıyoruz.

 

-Dinler öncesindeki kültürel birikimlerin, dinlerin yayılmasıyla yok olmadığını iddia ettiniz.

Peki bu iddianız İslam dini içinde geçerli midir? Arap kültüründen, İslam geleneğine geçtiği söylenen kültürel miras doğru mudur?

 

Tabi ki, kültürel bir miras söz konusu olacaktır. Hatta bu miras yüzyıllar boyunca İslam’a mal edilmiştir.

 

-Avusturyalılar nasıl karşılıyorlar, anlattıklarınızı?

 

Çok çeşitli tepkiler oluşabiliyor. Saatlerce bizi dinleyende var, stanttımızı dağıtanda.

Çeşitli saldırılara maruz kaldık. Ama kendi dinlerinden yola çıkarak anlatmaya başlayınca, daha sakin karşılıyorlar.

 

-Avusturya hükümetinin yedi camiyi kapatması ve imamların yurtdışı edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Avusturya Hükümeti kendi seçmenine, ‘’kararlılık gösterisi yaptı.’’

Daha sonrasında çoğu camii geri açıldı.

Hem cami kapanması bizleri yıldırmadığı gibi, daha da güçlendirmesi gerekir. Hz. Muhammet, Mekke’yi kaybetti.

Daha sonra çok güçlü bir şekilde geri aldı. Yani yenilgiler zaman zaman olabiliyor. Olmalıdır da.

 

-Avusturya’da faaliyet gösteren camiler sizden haberdar mı? Örnek olarak ATİB sizi biliyor mu?

 

Ben Viyana’da kalmıyorum.

Ama geldiğim bölgede bulunan ATİB camisi bizi biliyor.

 

-Türkiye kökenli kurumlardan destek alıyor musunuz?

Hayır.

 

-Sizce Neden?

Korkuyorlar.

ATİB veya diğer kurumlar, içinde bulundukları şartları kaybetmekten korkuyorlar.

Oysa, insanlığı İslam’a davet etmek her Müslümanın görevidir.

Bakınız, hükümet camileri kapatıyorum dedi.

Kimselerden kayda değer ses çıkmadı.

 

Son olarak şunları eklemek istiyorum, Avusturyalılar nezdinde İslam karşıtlığını değerlendirecek olursak.

Müslümanlarla bir şekilde ilişki kurmuş kişilerde, ön yargı kırılmış durumda.

Ama Müslümanları tanımayan kesim, medya ve hükümetin söylemlerinden yola çıkarak, ön yargısını daha da katılaştırmaktadır.

Avusturya’daki İslam kuruluşlarının en büyük hedefi, Avusturyalılarla kurulacak iletişim ağı olmalıdır. (virgül.at)

 

 

 

 

Yayınlama: 14.07.2018
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.